7 Mart 2018 Çarşamba

Halamı orosbu gibi siktim.(hala seks hikayeleri)

Meraba.Ben Kamil, 26yaşında ve 1.80 boyundayım. Evliyim ve karımla normal seks hayatımız var, mutlu ve huzurlu yaşantımızı elimizden geldiğince devam ettiriyoruz. Benim eniştem benden 5 yaş büyük (36 yaşında). eniştemin karısı (halam) ise 34 yaşında, 1.60 boylarında, balık etli, esmer, alımlı bir kadındır. eniştem sürekli alkol alır ve halami döver, olmadık hakaretlerde bulunur. Bize göre eniştemle halam hiç mutlu değillerdi. Bu olaylara bazen ben de tanık olduğum için, birkaç kere aralarını yapmak istedim diye, eniştemle küsmüştük. Karımla da halam hiç geçinmezler, genelde küs olurlar. Ve ben mecburen karımın tarafını tutmak zorunda kaldığım için, halamle ben de 6 aydır konuşmuyordum. Yani kısaca, birbirimize gelip gitmiyorduk.
Benim ev müstakil, büyük bir bahçesi var ve ağaçlık. Bahçede ayriyeten de kiler gibi kullandığımız geniş bir odadan ibaret müştemilat var. Oraya genelde evde kullanmadığımız eşyaları, kanepe, halıları v.s koyarız. Geçen hafta Pazartesi gecesiydi, karım yatmış uyumuş, ben ise uyuyamamış, yaz olduğu için de pencereyi açıp, pencere önünde sigara keyfi yapıyordum. Evin ışıkları da sönüktü. Saat gece yarısını geçmişti ki, bahçede bir hışırtı duydum. Tüm dikkatimi oraya vermiştim ve etrafı gözetliyordum, fakat kimseyi de göremiyordum. Acaba mahallenin yaramaz çocukları meyve ağacına mı dalıyorlardı? Gelip isteseler gönülden verirdim, bahçeye girip ağaçları kırmalarına gönlüm razı olmuyor. Ama çocuk işte, böylesi daha zevkli oluyor herhalde diye içimden geçirdim. Uykum iyice kaçmıştı…
Çocukları döveceğimden değil de, emniyetim olsun diye elime bir odun alıp, sessizce bahçeye çıktım. Üzerimde eşofman, askılı atlet ve terlik vardı. Etrafa bakındım, kimse yoktu. Geri geldim, biraz kapının önünde dikilip etrafa bakınıyordum. Bahçe duvarının orada, güllerin arasından bir hışırtı geldi, o tarafa yöneldim. Çalıların arasında bir hareketlenme vardı. Biraz daha yaklaşınca üzerinde beyaz giysi olan birisi vardı. Kendimi güvenceye alarak, “Kim var orada?” diye seslendim. Cevap gelmeyince tekrar seslendim. Birisi sessizce, “Benim!” dedi. Tanıyamadım, “Kimsin? Çık oradan!” deyince de, yine sessizce, “Ben Fatmayım!” dedi. Ben de, “Hangi Fatma?” dedim. “halan!” dedi. Ben şok olmuştum, halamin ne işi vardı bu saatte, hem benim bahçemde, hem de küs idik, konuşmuyorduk birbirimizle…
Yanına yaklaştım, “hala? Ne yapıyorsun burada?” dedim. “Sus da yanıma çök!” dedi. Yanına çöktüm, “hala ne arıyorsun bizim bahçede?” diye kızınca, “eniştenden saklanıyorum!” deyip ağlamaya başladı. Dayanamadım, “Yaa kalk eve girelim, böyle olmaz!” dedim. “Yok, kesinlikle gelmem, yarın karın başıma kakar, bak yine kul oldu bana falan der!” diye hayıflandı. “Peki ne olacak, burada bahçede mi kalacaksın?” dedim. “Bilmiyorum…” dedi. “Sen hele bir anlat bakayım, ne oldu?” dedim. halam de, “O şerefsiz enişten eve sarhoş geldi, bana yapmadığını bırakmadı, canımı zor kurtardım, dışarı kendimi zor attım, aklıma ilk gelen yer burası oldu, buraya sığındım. Gece yarısı sokaklarda bu halimle nasıl gezebilirdim, iti var kopuğu var!” diye anlatıyor, için için de ağlıyordu. “hala ama burada olmaz ki, hadi kalk içeri gidelim!” diye ısrar ettim, fakat halam gelmemekte kararlıydı…
“hala ozaman seni evine götüreyim!” dedim. “Yok olmaz, enişten çok sarhoş, seni de görünce iyice delirir! Yatsın uyusun, birazdan giderim!” dedi. “Ozaman kalk şu bahçedeki odaya gidelim, orda bekleyelim, sen de biraz sakinleş!” dedim. halam de, “Ama ışığı yakma, karanlıkta biraz oturup giderim!” dedi. “Olur, sen burada bekle, ben anahtarı getireyim!” dedim. halam olduğu yerde beklerken, ben sessizce eve gidip anahtarı aldım, karımı da kontrol ettim, mışıl mışıl uyuyordu. Tekrar halamin yanına gidip, “Hadi kalk, gel!” diye sessizce çağırdım. halam kalkarken sendeledi, düşmesin diye hemen kolundan tuttum. Ayağa kalkınca üzerinde basma çiçekli gecelik vardı. halamin elini tutup, bir elimle de omuzundan tuttum, “Hadi gel!” dedim. halam de, “Ne olursun sessiz olalım, karının bu durumumu görmesini istemiyorum!” dedi. “Tamam, hadi!” dedim…
O vaziyette müştemilata gittik. Kapıyı açtım, odaya girdik. Lambayı açmadım, zaten ay ışığının loşluğu içeriyi tam aydınlatmasa da yetiyordu. Hemen kanepenin üzerini boşaltıp, “Otur şuraya!” dedim. halam oturdu, “Ya Kamil, su var mı, içim yandı?” dedi. “Getireyim!” deyip sürahiyi alıp bahçedeki çeşmeden doldurup getirdim. Fakat bardak bulamadım, “Sürahiden iç!” dedim. halam de sürahiden içerken suyun bir kısmı üzerine döküldü. Göğsü ıslanmış, geceliği memelerine yapışmıştı. O anda farkettim ki, halam südyen takmamıştı. Biraz dikkat edince sudan ıslanıp sertleşen meme uçlarının siyahlığı belli oluyordu. Ben heyecanlanıp, içimde birşeyler kıpırdamaya başladı. Gözümü halamin memelerinden kaçıramıyordum ve baktıkça da yarağım hareketlenmeye başlamıştı. Kendi kendime, (Yaa ne oluyorum?) dedim, evde karım var, gitsem uykuda olsa bile uyandırır, ateşli sikişirdim, ama o anda gidip karımı sikmek hiçte istemiyordum…
Düşüncelerimi dağıtmak için, “Şimdi anlat bakayım hala, tam olarak ne oldu?” dedim. halam anlatmaya başladı, “Ben yatıyordum, enişten sarhoş geldi, bana suçsuz yere bir sürü hakaret, küfürler etti, Sen orospusun! Herkesle sikişiyorsun! diyerek tekme tokat dövmeye başladı. Bende bir fırsat bulup kaçtım evden!” dedi. Ben de, “Ulan şu eniştemin yaptığına bak ya! Olur mu öyle hakaret!” deyince, halam, “Gidip onla bunla sikişsem, orospuluk yapsam, ozaman laf söylemez pezevenk enişten!” dedi. “hala ayıp oluyor, biraz usluplu konuş!” dedim. “Amma Kamil yemin ederim ki daha eniştenden başkasının eli elime değmedi! Hani gerçekten bir kocalık yapsa, gam yemem, kocamdır döver de, sever de, deyip sineme çekerim! Ama sadece dayak atmasını biliyor şerefsiz, öbür işe geldi mi tık yok! Bir gün olsun bana kadınlığımı yaşatmadı!” dedi…
halamin konuşmalarından ben şok olmuştum. Ne diyeceğimi bilemediğim için, “Karı koca arasında oleniştelir böyle şeyler…” diyebildim sadece. halam de, “Ama sen enişten gibi değilsin, karın çok şanslı!” dedi. “Teniştei öyle değilim hala, hiç olur mu öyle şey, insan karısına öyle hakaret küfür eder mi?” deyince, halam kafasını omuzuma yaslayıp ağlamaya başladı. “Tamam tamam, sus ağlama dedim, çaresine bakarız…” dedim. halam ağlamayı kesti, tekrar suyu istedi. Sürahiyi verdim. İçerken suyu yine üzerine döktü, “Ooof ya, bak ne yaptım, sinirden elim ayağım titriyor!” deyip ayağa kalktı, geceliğine dökülen suyu çırparken eğildi. Alttan siyah külotu belli oluyordu. Geceliğin suyunu sıkarken öyle domaldı ki, götünün yanakları geceliğini yırtarcasına zorluyordu. Kendi kendime, “Olurmuya, şu kadına yapılır mı bunlar!” diye hayıflanırken, halam dönüp, “Ne oldu?” dedi. Ben de, “Yok birşey, enişteme kızıyorum!” dedim.Halamin o domalmış vaziyette görünce yarrragım iyiden iyiye kalkıp, eşofmanımın önünü zorluyordu, ama içerisi loş olduğu için halam fark edemez diyerek kendimi teselli ediyordum. halam geceliğnin eteğini sıktıktan sonra, kanepeye oturmayıp, “Belim ağrıdı…” diyerek, odanın bir ucundan öbür ucuna yürüyor, kendi kendine konuşuyordu. Bende o yürürken götüne bakıyor, nasıl kıvırdığına dikkat ediyordum. Yarağım öyle bir oldu ki, artık sabrım kalmamış, ya burada halami sikeceğim, yada çıkıp gitsin de, ben de gidip karımı uyandırıp sikeyim diye içimden geçiriyordum. Neyse ki şeytana uymadım ve daha fazla azmamak için, “halam öyle dolaşma, gel otur şuraya!” dedim. En azından kıvırta kıvırta yürümez, ben de daha fazla tahrik olmam diye düşündüm. Fakat halam, “Oturunca belim ağrıyor!” dedi ve odanın içinde volta atmaya devam etti…
Az sonra önümde durdu, “Kamil ya, belimi kütletsen belki iyi gelir!” dedi ve ellerini kafasının üstünde kenetleyip sırtını bana döndü. Ben de ayağa kalkıp, halamin arkasından yaklaşıp, dirseklerinden iki elimle kavrayıp, halami yukarı kaldırıp silkelemeye başladım. Yarağım halamin götünün arasına girince, dizlerimin bağı sanki çözüldü. halamin götünün sıcaklığı yarağımı daha feci etkilemişti. halami aşağı indirince yarağım halamin götünün arasından çıktı, ama busefer de halamin geceliğinin arkası yarağımın da baskısıyla götünün arasına girmişti ve daha feci azmıştım. halam ıhılayarak, “Offf be!” deyince sordum, “Nasıl, iyi geldi mi hala?” dedim. “Evet, belimin kütürtüsünü duymadın mı?” dedi döndü ve “Ama şeyy…” dedi. Ben de, “Evet, ama ne?” dedim.
halam önüme bakıyordu, yanıma yaklaşıp yarağımı işaret ederek, “Bu ne lan?” dedi. Ben de artık çekinmeden, “Ne olacak, yarak!” dedim. halam sertçe, “Benim için mi böyle kalktı bu?” dedi. Ben ne yapacağımı şaşırdım, işin açıkçası bağırıp çağırmaya başlarsa çıkacak rezaleti düşündüm. Ama bağırmadı, gayet sakince, “Bak ya şunun haline!” dedi. “Ne olmuş halime yaa?” dedim. “Lan neredeyse halan falan demeyip yatırıp sikeceksin beni burda!” dedi. “Yaaa hala…” dedim. “Sikersin, sikersin!” diye tekrarladı. “Sus yaa hala!” dedim. “Susmasam ne yaparsın lan?” dedi. Ben de, “Töbe töbe, başıma belayı satın aldım!” diye hayıflandım. halam, “Ne belasıymış, söyle bakayım!” dedi. “Yok birşey hala, erkek değilmiyim, ne yapayım, kalktı işte!” dedim. halam, “Lan keserim o sikini!” diye tehdit savurdu. Harbiden belayı satın almıştım, olaya bak yaa, tamam desem de kadın heniştere üzerime geliyordu. Çıldırmak işten bile değildi…
Sonunda dayanamadım, “Yeter artık hala yaa, valla sikecem şimdi!” diye ağzımdan kaçmış oldu. halam de yanıma iyice sokuldu, yarağım tam halamin göbeğine baskı yapıyordu. halam atletimden tutarak, “Sik de göreyim!” dedi. Artık iş iyice çığrından çıkmıştı, “Yeter laan!” dedim ve ayağa kalktım. halam elini yarağıma atarak, yarağımı öyle bir tuttu ki, koparacak sandım. “Bu ne lan? Kazık gibi olmuş! Bunu mu sokacaksın bana?” dedi. Ben de, “Evet onu sana köküne kadar sokacağım!” dedim. halam, “Hadi soksana!” deyip dudaklarıma yapıştı. Artık ok yaydan çıkmıştı, karşılıklı olarak birbirimizin dudaklarını emiyorduk. Ellerimiz de boş durmuyor, halam eşofmanımın üstünden yarağımı eline almış, sıvazlıyor, sıkıp sıkıp bırakıyordu, ben de halamin kalçalarını okşuyor, avuçluyor, sıkıyordum…
halam, “eniştenin dediğini sen gerçek yap, sik beni bari de, bundan sonra eniştenin bana Orospu demesi zoruma gitmesin!” dedi. Ben de, “Sen yeter ki iste hala, ben seni sikerim!” deyince, “Sik koçum! Orsospun yap beni!” diye inliyordu. Eşofmanımın içine elini soktu ve yarağımı dışarı çıkardı, “Oooo ne kadar da kalın yarağın varmış, karın nekadar şanslı, bununla karını hergün sikiyormusun?” diye inliyordu. Ben de, “Evet her gün sikiyorum karımı, bundan sonra sen de karımsın, orospumsun, bu yarak senin de artık, istedigin zaman senle de sikişiriz!” dedim ve geceliğini kafasından çıkarıp kenara attım. halam de eşofmanımı donumla birlikte aşağı indirdi, beni kanepeye doğru iteledi, ayağımdan çıkardı onlar. Sonra önümde durup, kendi külotunu çıkarıp kanepenin üzerine koydu ve bacak arama yaklaştı iyice…
halamin göbeğini öpüp, yalayıp emiyor, memelerini okşuyordum. Kanepeden inip, halamin önünde çöktüm ve amına yumuldum. halamin amı hafif kıllıydı, sanırım 1-2 hafta önce traş etmiş olmalıydı. Amına dilimi değdirince, halam, “Ooohhh, aahhh!” diye inlemeye başladı. Sonra benim kanepeye uzanmamı istedi. Ben uzandım, halam de yüzüme oturdu, amını ağzıma öyle bastırıp emdiriyor, parmaklarıyla amının dudaklarını ayırıp bızırını yalatıyordu. Birden saçlarımı çekip kafamı amına bastırıp, titremeye başladı. halam boşalıyordu. Ağzım yüzüm am suyu olmuştu, ağzıma akanları yaladım içtim. halam halen amını ağzıma bastırıyordu, ben de götünü avuçlayıp, parmağımla göt deliğini okşuyordum. Parmağımı götüne sokunca, “Ooohhhhh, hayat bu işte!” dedi. Parmağımı götünden çıkarmadan aşağı kaydı ve dudağımdan öpmeye başladı. Öpüşürken, eliyle elimi tutuyor, parmağımı götünden çıkarmamı istemiyordu…
Biraz öpüştükten sonra halam parmağımı götünden çıkartıp, aşağıya yere indi, önümde diz çöktü, yarağıma öpücükler kondurup, “Bundan sonra benim de bunda hakkım var, bana da sokacaksın bunu, değil mi Kamilim?” diyordu. “Teniştei ki hala, seni öyle sikeceğim ki, yarağa doyacaksın!” dedim. “Doyur koçum beni! Doyur halani! Doyur orospunu!” deyip, yarağımı ağzına almaya çalışıyordu. Fakat yarağım ağzına sığmıyordu. halami kolundan tutup yukarı kaldırdım, dudağından uzun uzun öptüm ve “Gel kucağıma!” dedim. halam uysal bir şekilde kalkıp bacaklarını ayırdı, bacaklarımı bacaklarının arasına aldı, ben de biraz ileri kaydım. Yarağım elindeydi, eline sığmıyordu, yarağımın kafası kıp kırmızı olmuştu. Yarağımı amına sürtmeye başladı, amını fırçalıyor, sonra da göt deliğine sürtüyor, tekrar amına sürtüyordu. Yarağımın Kafasını amına soktu, o şekilde götünü kıvıra kıvıra, yavaş yavaş amına sokuyordu. Yarıya kadar girmişti ki durdu, “Çok kalın, daha yarısı girdi!” diyerek öne eğildi, dudaklarımı öpüp tekrar doğruldu, götünü kıvırıyordu…
halamin kalçalarından tuttum, kendimi yukarı kaldırıp, onu da aşağı bastırınca, yarağımın tamamı girdi. Acıyla, “Aaahhh yaktın içimi!” diye sızlandı. Ben kalçalarını sağa sola oynatınca, yavaş yavaş alışıyordu. halamin amı okadar dardı ki, am değil sanki sikilmemiş göt deliği gibi sıkıyordu yarağımı. Alttan amına hafif hafif ileri geri yaparken, memelerini emiyor, götünün yanaklarını okşuyordum. halam, “Çok kalın yarağın var, sanki kızlığımı yeni bozdun!” dedi. Ben de, “Yeni bozdum diye farz et!” dedim. O da, “Boz Kamilim, boz birtanem, geçir amcığıma, sik halani!” diyor, “Aaahhh oooffff!” diye inleyerek oturup kalkıyordu. Ben de alttan hızlı hızlı pompalıyordum…
halam, “Yoruldum!” deyince, üstümden kaldırıp, kanepeye ellerini koyup domalttım, arkasına geçtim. Tam amına sokacaktım ki, elini arkaya uzatıp yarağımı eline aldı, bacaklarının arasına soktu, “Biraz böyle sik!” dedi. Başta niye öyle istedi diye şaşırmıştım, ama sonra anladım ki, ben ileri geri yaparken yarağımın amının dudakları arasında gidip gelmesinden ve bızırına fırça atmasından çok zevk alıyordu. halami biraz öyle ‘Bacak arası’ siktikten sonra, kendisi eliyle amına yarağımı götürdü, amının deliğine yarağımın kafasını soktu ve “Hadi!” dedi. Ben de yavaş yavaş, ileri geri yaparak, santim santim daha da derinliklere sokuyordum. Hızlanmıştım, olenişteldiğince hızlı pompalyordum. Göt yanaklarını iki elimle iyice ayırdım, amının dahada derinlerine girmeye çalışıyordum…
halam, “Daha hızlı, daha hızlı sik, sert sik, koy amıma!” diye inliyordu. Daha da hızlandım ve halam titreye titreye ve böğürerek boşaldı. Ben de gelmek üzereydim, iyice yorulmuştum, son bir köklemeyle halamin amına döllerimi attırmaya başladım. İkimiz de bitmiştik. halam domalmış halde kalırken, ben de üzerine abandım, sikim amında biraz öyle bekledik…
Sonra kalktık ve toparlandık. Saat te gece 3 olmuştu. halam, “Ben artık gideyim!” dedi. “Nasıl gideceksin bu halde?” dedim. “Birşey olmaz, aralardan giderim!” dedi. “Eve kadar ben de geleyim!” dedim. “Olur, ama enişten seni görmesin!” dedi. “Tamam!” dedim. Bahçelerimizin sınır duvarına yaklaşınca, “Canım beni artık sık sık sikersin, değil mi Kamilim?” dedi. “Sikmek isterim hala de, nasıl olacak bu iş?” dedim. halam de, “eniştenle barış, gerisini bana bırak!” diyerek dudağıma yapıştı. Öpüşürken halamin götünü avuçladım, “Ozaman birdahakine burayı da sikeceğim!” dedim. “Götten mi sikeceksin?” dedi. “Evet, götünü sikeceğim!” dedim. “Bakarız çaresine!” dedi. Bizim bahçeden çıktık, sessizce onların bahçesinden içeri girdik (onların da evi müstakil ve bahçeli). Eve yaklaşınca dudağından öptüm, “Dur gören olur!” dedi. Götünü tekrar avuçlayarak, kulağına, “Burayı ne zaman sikeceğim?” dedim. halam de, “En kısa zamanda, sen yeter ki eniştenle barış!” dedi. Pencere açıktı, ordan içeri girdi.