21 Şubat 2018 Çarşamba

Sınıf arkadaşım Nilsuyu okulda siktim.

Meraba beyler.Okulda gecen seks hikayemi anlaticam.Ben yeni bir okula tasindim.Sınıfla samimiyetim gün geçtikçe ilerlemişti , öncekilerden de iyiydi . Ancak sınıfla samimiyetim ilerledikçe Nilsu ’yla da aramda gelişen farklı bir bağ olduğunu görüyordum . Nilsu , diğer arkadaşlarına hava atmak için yanıma gelir, elini omzuma atar, kanka n ’aber ya falan der. Ben de onu kırmamak için cevaplarım. Sınıfta, kapının dibinde en önde oturuyordu ve rahatlıkla görebileceğim kasıtlı frikikler veriyordu , bir keresinde heyecanlandığımda istemsiz bir şekilde gözlüğümü burnumun hizasına indirip tekrar kaldırdım , güldü. Teneffüste yanıma gelip hocam siz çok iyisiniz ya, tek sizden ayrılacağıma üzülüyorum dedi . Sercan gelip “ kocandan ayrılacağına üzülmüyon mu lan ” dedi . Nilsu da “ arkadaşlar ayrı , mal ” dedi . Başımı eğerek teşekkür ettim . O günden sonra Nilsu daha yakın davranmaya başladı. Facebook’tan da yazıyordu, sürekli konuşuyordu benimle . Bir gece facebook ’ta Nilsu ’yla Sercan’ın ilişki durumunu gördüm , tuhaf hissettim , beğendim. Saat 2 sularıydı , Nilsu yazdı, konuştuk . Nilsu konuşmanın tıkandığı bir anda “ hocam bu arada yeriniz ayrı, Sercan sizin tırnağınız olamaz ” dedi . Ben bu cümleden sonra Nilsu hakkındaki düşüncelerimden iyice çekinmeye başladım . 2- 3 gün sonra Nilsu ’yla Sercan arka sırada oturmaya başladılar . Dersi dinlemiyorlardı ve kötüsü kıskanıyordum. Boşandığım eşimden sonra ilk kez böyle hissediyordum , kötü yanıysa bu hislerin öğrencime yönelmesiydi . Okulun sonlarına doğru sınıfı serbest bırakmaya başladım . Nilsu ’yla muhabbetlerimiz iyice koyulaşmıştı sanal ortamda ancak sınıfta hiç konuşmayan öğrencilerle olduğundan daha soğuktu aramız .
Serbest bıraktığım bir gün Nilsu ve Sercan’ın ellerinin sıranın altında olduğunu gördüm yan sıradaysa Buğra’ yla Cem gülüyordu . Sercan’ın eli Nilsu ’ nun önünde hareket halindeydi, Nilsu elini çekmeye çalışıyordu ve suratı asıktı. Akşam facebook ’ta Nilsu ’ya ilk kez ben yazdım , konuştuk . Ona olanları sordum ve anlatmaktan çekinmemesini söyledim. Biraz ısrardan sonra anlattı . “ Elini eteğimin altına soktu , Veysel hocanın dersinde olmaz dedim” dedi . “ Niye ?” dedim “ Siz benim kocamsınız, pardon hocamsınız :D” dedi . Gülücükle yanıtladım ama bu beni harekete geçirmişti. Nilsu ’nun fotoğraflarını açıp 31 çekmeye başladım , kimse bilmez ama 46 yaşındaki Edebiyat öğretmenleri de mastürbasyon yapıyor . Boşaldıktan sonra duşa girdim. Çıktığımda kapatmadan önce son bir kez facebook ’ a baktım Nilsu birçok mesaj atmış, en son da “ hocam duşa mı girdiniz , naptınız : D” yazmış . “ nereden anladın ? : )” dediğimde ise kendisinin öğrettiği haykırarak gülme (adsfsgh) ifadesini gönderdi . Ben de ilk defa “ : D” ifadesini kullandım , Nilsu “ hocam okuldan sonra beni bırakmayın, söyleyeyim size, sayemde gençleştiniz ” dedi . O gecenin sonunda ikisi de durumlarını ilişkisi yok yaptı.
Ertesi gün sınıfta ayrı ayrı sıralarda oturuyorlardı ve sırayla yanıma geliyo’lardı muhabbet için. Bu durum beni çok eğlendirmişti ancak rahatsız da etmişti, Nilsu ’ nun öğrencim olan küçük bir kız çocuğu olduğu gözlerimin içine sokuluyordu resmen . Çileden çıkıyordum kendi içimde.
Benim derslerim bitti , okuldan çıkıyordum. Kapıdaki güvenlik görevlisi son dersi boş olan öğrencileri bırakmıyordu, “ müdür bey, dersler bitmeden çıkamazsınız diyor ” dedi . Kapıdan çıkarken ona “ saçmalama Süleyman aç kapıyı da çıksın çocuklar” dedim. “ Ama müdür bey…” dedi , “ bir şey derse beni söylersin ” dedim. Kapıyı açtı, dört beş sınıfın öğrencileri çıktıktan sonra “ Veysel hoca” diye slogan attı. Yanımdan geçen kızlar “ hocam bir numarasınız” dedi . Çocuklardan biri “ hocam keşke bizim dersimize de siz girseydiniz dedi ve en son Nilsu geldi, “ sizin de mi dersiniz boştu?” dedim, “ yok hocam ” dedi . Ses etmeden evime doğru yürümeye başladım , peşimden gelip “ hocam sizinle bir şey konuşabilir miyim?” dedi , heyecanlandım biraz “ tabi” dedim. Yolda yürürken “ ee anlat ” dedim, “ size gelsem ” dedi . Sanki o gün bugündü, ne tuhaf bir histi . “ Yanlış anlaşılır” dedim, “ öğrencinizim hocam ya” dedi . Bu geçerli bir neden değildi ama yine de “ tamam” dedim. Eve girdik, salona geçtik . Ayakta duruyorduk salonun girişinde , “ otursana ” dedim. Televizyonun karşısındaki kanepeye oturdu, bense tekli koltuğa, “ hocam ben sizi çok seviyorum ” dedi , içim titredi , kelimeleri sıralayabileceğimden emin değildim, yanlış anlamış olabilirdim , gülümseyerek “ ben de seni seviyorum ” dedim. Ağlamaklı bir şekilde bana baktı, ardından kafasını iki elinin arasına koydu öne doğru eğilip . “ Hocam nasıl oldu bilmiyorum , hiçbir fikrim yok ama galiba ben sizi başka türlü seviyorum ” dedi , ağlamaya başladı. Hayatımda ilk defa bir kadın benim için ağlıyordu, küçük bir kadın ama olgun, benim için ağlıyordu . En fazla iki yıl sonra dünyalar yakışıklısı bir sevgilisi olur , ama benim için ağlıyordu. Gerçi korkuyordu , “ Nilsu ” diyebildim, “ ben de sana karşı tuhaf karşılanabilecek şeyler hissediyorum ama bunların olması doğru değil ” dedim, dedim ama yaklaşık iki dakikada kurabildim bu cümleyi kafamda. Nilsu tepemde dikildi , “ ben seni istiyorum ” dedi . Sen ? Nilsu ? Bana mı? Nasıl oluyor , ben …
Evet cümle kuramıyordum, peki ya düşünememek de nesi ? Düşünmek ses ürünü değildir , kelimelerle düşündüğümüzü sanırız ama öyle değil , anlamlarıyla düşünürüz kelimeler olmadan, düşünememek zordur o yüzden. Ben bunu bilmeme rağmen düşünemiyordum . Çarpılıyordum , cezalandırılıyordum , bana türlü işkenceler ediliyordu , tanrım öldürülüyorum , katilim 18 yaşında .
Ayağa kalktım , itti beni , oturdum, üzerime çıktı . Dudaklarımı öptü, alt dudağımı ısırdı , porno filmde görmüştüm. Benden neredeyse 30 yıl sonra doğmuş birinden gerçekten sevişmeyi öğreniyordum . Boynumu öptü, ellerimi kalçalarına koydum, doğruldu, alt dudağını kırptı bana bakarak. “ Sik beni ” dedi . O an hissettiklerimi bir bilseniz. Avuçladım kalçalarını ve kucağıma aldım sevişerek yatak odasına götürdüm , yatağa fırlatıp “ emin misin?” dedim, “ sik artık” dedi , kendimi yatağa attım, üstüne çıkana kadar üstüme çıktı , düğmelerini çözmeye başladım . Küçük sayılacak göğüslerinin üstünde siyah dantelli bir sütyen vardı . 24 yıldır böyle diri bir vücut görmemiştim, eski eşim , Murat’a hamile kalana kadar … Gerçi o halini en iyi şekilde hatırladığımı biliyorum , böyle değildi . Üstümdeydi , dışarıdan maymuna ters binmiş tanrıça gibi duruyordu , eminim. Tek farkı tanrıça ters değil, maymun ters . Öpüşüyorduk , dillerimizi kullanıyorduk , alt dudaklar ısırılıyordu karşılıklı , Edebiyat’ı hisset bebek! Beni yatağa yatırdı , gömleğimi çıkarttı , kendimi düşünmeden edemiyordum , aynaya bakabileceğimi biliyordum ama gülerdim . Acınası . Pantolonumu çıkarttı, baksırın üstünden aletime baktı iç geçirerek “ aşkım ” dedi . God, i love teenagers. Asimile olmuş Edebiyat öğretmeni taklidimdi bu. Büyük ihtimalle Sercan’ınkinden sonra tanrısal boyutlarda bir şey sandı bunu. Baksırımı indirip küçücük elleriyle aletimi kavradı , iki elini üst üste koyup şaşkınca baktı. Tamam, biraz büyük. Aletimin dışarıda kalan başını ağzına aldı ve gözlerimin içine bakarak emmeye başladı.
Tamam, epey büyük. Bir Edebiyat öğretmenine göre . Ardından ellerinden tekini aletimin üzerinden çekip oral yapmaya başladı, dudağımı ısırıyordum, dişleri aletime değince irkiliyordum, bu onun hoşuna gidiyordu , hızlandıkça hızlanıyordu , başını tek elimle tutup sakso çektirmeye başladım , kontrolü bana bıraktı , çok güzel bir histi . Ağzından çıkardı aletimi ve taşaklarımı emmeye başladı, inanılmaz yetenekliydi . Ardından o yatağa yattı , ben bacaklarının arasına girdim , okul eteğini çıkardım , siyah dantelli külodunu da. Bacaklarını başımın etrafına aldım , amını yalamaya , emmeye başladım, dilimi içine soktum , iniltileri çıldırtıyordu beni , yukarı doğru çıktım , sütyenini de çıkardım , göğüslerini emdim, uçlarını ısırdım . Tanrım, onu kendime aşık etmeye mi çalışıyorum ? Yukarı çıktım iyice, dudaklarını öptüm, yarrağımı daracık kadınlığına soktum , içinde yavaşça ilerledim. “ Yavaş hocam , yavaş aşkım, yavaş kocacığım ” diye inliyordu , bir anda kökleyip elimi ısırması için ters bir şekilde ağzına verdim , elimi kanattı. O acıyı ben yaşattım. It’s a real man, bitch ! İçinde hızlıca gidip gelmeye başladım , elimi geri çektim dayanamayıp. İnliyordu, dişlerini sıkıyordu , azıyordum . Sonsuza kadar sikebilirdim onu.
İçinden çıkmadan üzerime aldım onu birkaç saniyede dengemizi sağladık ve üstümde zıplamaya başladı, eğilip dudaklarımı öptü, aletimin üstünde oturup kalkıyordu ve beni öpüyordu . Tanrım , bu bir ilk , biz bayağı sevişiyoruz ! Doğruldum , yatağın kenarına gittim ve ayağa kalktım , duvara yasladım, kambur sırtımı tırmalıyordu, ben içini açıyordum . O pozisyonda üç dört dakika siktim, ardından yatağın yanına oturttum , kafasını yatağa yaslayıp “ ağzına boşalacağım ” dedim ve ağzına soktum , ağzını düşünmeden sikmeye başladım, hırıltılarını duyuyordum ama beni itmiyordu, ne yürek! ellerimi yatağın üstüne yumruk şeklinde koyup yavaşça iki git gel daha yaptım ve ağzına seri salvolar halinde boşalmaya başladım. Hırıltılarımı duyduğuna emindim , yarrağımı ağzından çekmeden , “ yut ” dedim, öğürdü , çıkardım ağzından yarrağımı, tuvalete koştu , yatağa yığıldım, güldüm, tükürük seslerini dinleyerek güldüm, banyonun kapısında dikildi , kaşlarını çatıp bana baktı , gömleğimi giydi, etrafında dönüp “ yakıştı mı?” dedi , “ çok” dedim, yatağa girip burnumu öptü “ ama benimkini giymem gerekiyo aşkım , annemler bekliyo, okuldan sonra bi yere gitme dediler” dedi . Evet, pişmanlık da geldi . Çıkardı gömleğimi , gömleğini giydi, eteğini , kravatını taktı . Baksırlaydım , ellerini boynuma doladı, tek elimi beline doladım , dilimizi kullanarak öpüştük yine, ne edebiyat öğretmeni ama ! “ Seni seviyorum ” dedi , gülümsedim , gülümsedi , çıktı , gitti , kaldım .